İlginç bir hikâye! Otomotiv devi Toyota 2000′li yıllara girerken tarımsal nitelikli bir sosyal sorumluluk projesi üzerinde çalışma kararı veriyor. O dönemde baÅŸkan, Hiroshi Okuda. Toyata Kurumsal GiriÅŸim Fonu BaÅŸkanı Kozaburo Tskishima’yla birlikte kolları sıvayıp iÅŸe giriÅŸiyorlar. Hiroshi Okuda, “kara kuÅŸak” sahibi bir judo ustası aynı zamanda. Marjinal merakları olan sıradışı bir kiÅŸilik.
Kurumsal anlamda hobi gibi baÅŸlayan tarımsal faaliyetin amacı 2010′u hedef alan orta vadeli bir vizyon çalışması. Önce mükemmel denebilecek bir ekip kuruluyor. Uzmanların tümü “tarımsal biyoteknoloji” alanında Japonya’nın nam salmış isimleri. Yenilikçi fikirleriyle ünlenen Chiba Üniversitesi Rektörü Toyoki Kozai de kendilerine bilimsel yönden destek veriyor.
Kamuoyunun önemli bir bölümü otomotiv üretimiyle yıldızlaÅŸan dev bir ÅŸirketin tarımla ilgilenmesini hayretle karşılıyor. Dünyadaki ilk “hibrit otomobilleri” üretme kararını veren BaÅŸkan Hiroshi Okuda, bu misyonu neden üstlendiÄŸini açıklıyor. Gelecekte büyük sorunlar, su ve gıda yüzünden çıkacak. BaÅŸkana göre dünyayı tehdit eden meseleleri ÅŸimdiden teÅŸhis etmek, küresel ölçekte bir kurum için oldukça normal bir davranış.
Tarımsal biyoteknoloji her derde deva
Toyota GiriÅŸim Fonu BaÅŸkanı Kozaburo Tsukishima ise ÅŸunu söylüyor: “2010′dan itibaren gezegenimizi bekleyen dört büyük tehlikeyi ÅŸimdiden teÅŸhis ettik. Birincisi küresel ısınma sonucu oluÅŸacak kuraklık. İkincisi buna baÄŸlı olası bir gıda kıtlığı. Üçüncüsü fosil esaslı enerji kaynaklarında ciddi azalmalar. Ve dördüncüsü de önü alınamaz çevre kirliliÄŸi.” Bu sözlerin arkasından süper projenin ne olduÄŸunu açıklıyor: Tatlı patates yetiÅŸtiriciliÄŸi!
Kamuoyunda hayret ve arkasından derin bir merak oluÅŸuyor. Toyota hemen Endonezya merkezli “sweet potato business” etiketini taşıyan bir bölüm kuruyor. Ortaya konan projenin ana hatları şöyle: 2050 yılında 10 milyarı aÅŸacak dünya nüfusu nedeniyle ciddi bir kıtlık baÅŸ gösterecek. DeÄŸiÅŸen iklimin etkisiyle büyük oranda açlık baÅŸlayacak. Çok az miktarda suya ihtiyaç duyan bitkilerin başında “tatlı patates” geliyor. EÄŸer tatlı patates “biyoteknolojik” açıdan “terbiye” edilir ise suya ihtiyaç duymayacak besleyici bir bitki.
Üstelik tatlı patatesin nişasta içeriği çok zengin. Ayrıca vitamin ve mineral yönünden de ilginç özelliklere sahip. Mısır, pirinç ve buğdaya alternatif olabilecek tek bitki. Kabuk ve kalibrasyon artıkları ise besleyici değeri yüksek hayvan yemi olmaya aday.
Tatlı patatesten elde edilecek alkol içeriÄŸi, hidrojenle çalışacak yakıt hücreleri için mükemmel bir kaynak. 2020′den itibaren hibrit araçlar bu yakıtla çalışacak. Zahmetsizce yetiÅŸtirilen tatlı patatesin ilginç özelliklerinden bir diÄŸeri ise plastik üretiminde devrim yapması. Toyota 2020 yılına kadar bu alanda çeÅŸitli araÅŸtırmalar yapacak ve tatlı patatesten elde edilecek çevreci plastikler sayesinde yeni bir dönem baÅŸlayacak.
Åžimdi biyoteknolojik olarak takviye edilen tatlı patates kültürleri inceleniyor. ÇeÅŸitli cinslerden elde edilen örnekler laboratuvar ortamında nihai ürüne dönüştürülüyor. GeleceÄŸe iliÅŸkin senaryolar kurgulanıp prova ekimler yapılıyor. Tatlı patatesin iyi nem tutması ise heyecan yaratmış. Bu özelliÄŸi kuraklık riski olan alanlar için önemli. Uygulamalar Çin’in bazı karakteristik bölgelerinde yapılıyor.
Åžu anda 300 civarında patent var Toyota’nın elinde. En ilginçleri beslenme, yakıt ve plastik üzerine. Plastiklerin hemen hepsi geri dönüşümlü. Özellikle de ambalaj malzemesi sektöründe devrim yaratacak buluÅŸlar. “Tatlı patatesin biyoplastik ürünleri” adını alan sınai proseste “laktikasitle fermantasyon” ve “polilaktikasitle polimerizasyon” gibi hızlı aÅŸamalar da saÄŸlanmış.
Endüstriyel tarımda yeni bir fırsat
Bu hikâye çok uzun. GeleceÄŸin dünyasını kucaklayan müthiÅŸ bir proje. Ancak bizi ilgilendiren tarafları da var: Ekim yapılan alanlar Anadolu’ya çok benziyor. Tatlı patatesin kara ikliminde yetiÅŸeni en iyi içeriÄŸe sahip.
Amerika’dan tanıdığım tatlı patatesi İstanbul’da tesadüfen görünce bu proje gündeme düşüverdi. Bunca hikâyeye konu olan garip görünüşlü patates kirli turuncuya çalan rengiyle İstinyePark’ın manav reyonunda arz-ı endam etmiÅŸ. Çok az yetiÅŸtirildiÄŸi için egzotik bitki muamelesi görüyor. Fiyatı haliyle yüksek. Orta Anadolu’da yetiÅŸtirilebilse fiyat normale inecek. Tadı da çok hoÅŸ. HaÅŸlanınca kebap edilmiÅŸ kestane lezzetine dönüşüyor.
Tatlı patates aslında geleceğin en önemli endüstriyel bitkisi olmaya aday. Yakıt derdine çare olması bir yana, birçok sektörde kullanılabilecek özelliklere sahip. Tam da bu kriz ortamında tamamlayıcı bilgileri salı günü vereceğim.
Nur Demirok-Referans