İş fikrimiz Safran için detaylı açıklama

admin tarafından yazılmıştır.
Yorum Yok

Kilosu 10 bin dolar, Sitemizde uzun süre önce yer verilen safran bitkisiyle ilgili bir yoğun ilgi gören bir iş fikri bulunmaktadır. Bu iş fikriyle ilgili sürekli girişimcilerin bilgi talebiyle karşılaşıyorduk.

İş fikriyle ilgili aşağıdaki bilgilendirici yazı site ziyaretçimiz Harun Güngör tarafından gönderilmiştir. Kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İklim ve Toprak İstekleri

Safranın iklim isteği asmaya benzerlik gösterir ve rüzgara karşı korunmuş güney yamaçlarda iyi yetişir. Yaz kuraklıklarına ve soğanları dona dayanıklıdır. Vejetasyon devresindeki serin ve nemli havalar bitkinin gelişmesini olumsuz yönde etkiler. Özellikle çiçeklenme devresinde kuru ve güneşli havaları sever. Bu devredeki yağışlar ürünün kalitesini önemli ölçüde düşürür. Çiçekler dona çok hassastır. Safran kumlu, gevşek, taşsız ve iyi drenajlı toprakları sever. Biraz kireçli , tınlı ve killi topraklarda da iyi yetişir. Taban suyu yüksek olan toprakları sevmez. Aşırı yağışlarda toprakta biriken suyun soğanlar çürütmemesi için hafif meyilli tarlalar tercih edilebilir.

Toprak iÅŸleme ve Ekim

Safran tarımında özellikle ilk yılda bitkilerin gelişmesi ve yabancı otların yok edilmesi için toprak işleme çok iyi yapılmalıdır. Genellikle bir yıl önceden toprak nadasa bırakılır. Ertesi yıl ekim zamanın kadar tarla pullukla 4-7 kere sürülür ve tırmıklanır. Ülkemizde Ekim- Ağustos ayının ikinci yarısı ile Eylül ayında yapılır. Tohumluk olarak eski dikimlerdeki soğanların oluşturduğu yavru soğanlar kullanılır. Bu soğanlar pulluğun açtığı çiziye 12-15 cm derinlikte dikkatli bir şekilde bırakılır. Dikim sırasında birkaç erkek işçi pulluk çizgisini temizler, bir işçi soğanları diker, diğer bir işçide üzerlerine yanmış ahır gübresi serper. Böylece eşit derinliğe iyi bir dikim yapılmış olur. Sıra araları 10-20 cm, sıra üzeri de 8-10 cm kadardır. Ekimden sonra toprak bir defa daha tırmıklanır. EKİM NÖBETİ : Genel olarak safrana ekim nöbetinde yer verilmez. Bir tarladan üç yıl üst üste yararlanılır. Üçüncü yılın sonunda tarla bozulur. Bozulan tarladan soğanlar sökülür, sağlam ve iyi olanlar seçilir ve dikim zamanına kadar muhafaza edilir. Soğanların sökümü genellikle çapa veya bel ile yapılır.

Davutobası’ nda Haziran’ın ikinci yarısında genelde gündönümü olan 21 Haziran’da soÄŸanlar topraktan çıkarılmakta, baÅŸka alanda bir yıl önceden hazırlanmış olan tarlaya, 20 AÄŸustos’tan itibaren tekrar dikim yapılmaktadır. SoÄŸanlar tarlaya ekilmeden önce, yetiÅŸtiricilerin deneyimine göre hastalık bulaÅŸmasın diye, dış kısımdaki kahverengi kabuklardan arındırılmaktadır. Aynı tarlaya 6-7 yıl sonra tekrar safran dikilebilir. İtalya ve İspanya’da safrana önemli zarar yapan Rhizoctonia crocorum ve Phoma Crocophila hastalıklarının ülkemizde görüldüğüne dair bir kayıt yoktur. Yalnız son yıllarda Colaoptera larvası soÄŸanlara girerek zarar vermektedir. Bahse konu zararlı için Ankara Zirai Mücadele Merkez AraÅŸtırma Enstitüsü 6-7 yıldır çalışma içindedir henüz pratik bir mücadele yöntemi geliÅŸtirilememiÅŸtir. Profesör NeÅŸet ARSLAN’ a göre zararlı ile mücadele için; soÄŸanlar biraz erken sökülmelidir. SoÄŸanların sökümünde Haziran ayı beklenmeden Mayıs sonlarında veya Haziran başında soÄŸanların sökülmesi halinde Colaoptera zararından soÄŸanları kurtarmak mümkündür. Nitekim hocamızın haklılığı Mayıs Ayındaki ziyaretlerinde görülmüştür. Safran alanlarının tamamı dolaşılmış ve tarlaların hiçbirinde zararlı görülmemiÅŸtir. Bizde safrana en fazla tavÅŸanlar zarar vermektedir. Safran soÄŸanlarını çok seven tavÅŸanlar toprağı kazarak soÄŸanları yemekte ve önemli ölçüde tahribat yapmaktadır. Toprak kurtlarının da zararları söz konusudur. Arvicola arvalis (T Alpidae) İspanya da safranın en önemli zararlısı olarak bilinmektedir.

Hasat, Kurutma ve Verim  

Safranın hasat zamanı çiçeklenme devresi olup, yılın iklim ÅŸartlarına göre genellikle Ekim ayına rastlar, bazen Kasımın ilk yarısına kayabilir. Hasat 15-20 gün sürer. Safranın hasadı çok yorucudur ve genellikle 2 kademede yapılır. İlkönce yağışlı olmayan günlerde sabah erkenden henüz açmamış tomurcuklar dikkatle kopartılarak sepetlere konur. Sonra bu tomurcuklar gölge bir yere getirilerek açması için tekrar serilir. İkinci iÅŸlem açılmış çiçeklerde tepeciÄŸin alınmasıdır. Tepecik küçük bir makasla ve tepecik parçalarının ayrıldığı yere yakın kısımdan kesilir. Kesilen parçada kalan diÅŸicik borusu ne kadar kısaysa kalite o kadar iyi, uzunsa o kadar kötüdür. Davutobası’ nda çiçeklerin hasat zamanı 25 Ekim-15 Kasım arasıdır. Sabahın erken saatinde, toplanma kolaylığı nedeniyle çiçekler henüz açılmadan toplanmakta, kapalı mekana getirilen çiçeklerin yaprakları açılarak diÅŸi organ (tepecik) ve erkek organlar birlikte toplanmaktadır. Tepecikler arasında erkek organların da bulunması kaliteyi olumsuz yönde etkilemektedir. Hasat edilen tepeciklerin kurutulması da ayrı bir önem taşımaktadır. Davutobası’ nda erkek organlarla birlikte toplanan tepeciklerin kurutulma iÅŸlemi geleneksel yöntemlerle yapılmaktadır. Öncelikle tepsilere balmumu eritilerek dökülmekte ve ince bir tabaka oluÅŸturacak ÅŸekilde tepsi yüzeyinde yayılmaktadır. Hatta bazen kurutulmakta olan ürünün üzerine eritilmiÅŸ balmumu dökülür. Daha sonra erkek organlarla karışık olan tepecikler tepsiye dökülmekte ve tepsi yanmakta olan soba üzerinde 10-20 cm yüksekte meyilli bir ÅŸekilde tutularak kurutma iÅŸlemi yapılmaktadır. Tepsinin iç yüzeyinin balmumu ile astarlanmasının, kurutma iÅŸlemi sırasında materyalin tepsiden kayıp dökülmemesi için yapıldığı söylenmektedir. Ancak kurutma iÅŸlemi sırasında, diÅŸi ve erkek organlar da balmumu ile astarlanmaktadır. Balmumunun tepecikleri astarlamasının, uzun süre koruyucu etkisinin olabileceÄŸi düşünülebilir. Burada belirtilmesi gereken husus, tepeciklerin erkek organlarla karışık olması ve ayrıca, balmumu ile astarlanmalarının kalitenin önemli ölçüde düşmesine sebep olmasıdır. Bu ÅŸekilde verim biraz artar ancak, kalite çok düşer. Bu geleneksel fakat iyi olmayan kurutma metodu ülkemizin safran ticaretinde rolünün kaybolmasında en etkili faktör olmuÅŸtur. Alıcı ülkeler bunu bir taÄŸÅŸiÅŸ kabul ederek bizden ithalatı keserek baÅŸka ülkelere yönelmiÅŸlerdir. Kurutma, kurutma dolaplarında veya üzerine kağıt koyarak ekmek fırınlarında da yapılabilir. Kurutma iÅŸlemi tepecikler iyice sertleÅŸinceye kadar takriben 40-50 dk sürer. KurutulmuÅŸ ürün ÅŸiÅŸelere veya tahta kutulara konularak muhafaza edilir. Ürün tekrar nemlenmekten ve ışıktan korunmalıdır. Daha önceleri Hindistan’da da geleneksel iÅŸleme metotlarının kullanılması, uluslararası standartlara uyulmaması, toz ve polenlerle kirlenme olması ve düşük oranda pigment içermesi gibi temel yetersizlikler nedeniyle, üretilen safranın kalitesi düşük olmuÅŸtur. Daha sonra çiçek hasat ediciler, hava tasnif ediciler, tepecik ve erkek organları ayırıcılar, ışıklı(solar) kurutucular gibi aletler tasarlanarak, laboratuarlarda ve safran yetiÅŸtirilen alanlarda denenmiÅŸtir. Denemeler sonucunda iÅŸlem ekipmanları, yetiÅŸtiricilere tanıtılmıştır. Aletlerin kullanıma girmesiyle işçi masraflarından önemli tasarruf saÄŸlanmış ve sonuçta süper kalite ürün yetiÅŸtirilmesine baÅŸlanmıştır.(Sama, J.K. ve arkadaÅŸları 2000) Safranın verimi yıldan yıla deÄŸiÅŸir. 3 yıl faydalanılan bir tarlada verim ilk yıl dekara 1 kg kuru tepeciktir. İkinci yıl verim 2-4 kg/dekara yükselir ve 3. yıl tekrar azalarak 1-1,5 kg/dekara düşer. Ortalama 80-120 bin çiçekten 5 kg yaÅŸ tepecik, bundan da 1 kg kuru ürün alınır. Çiçek verimi 80-90 kg/da olup, günde 2,5-3,5 kg çiçek /da toplanır. Bir kadın işçi saatte 50-60 gr tepeciÄŸi çiçekten ayırabilir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında safranın yetiÅŸtiriciliÄŸinin çok zahmetli olduÄŸu, ancak küçük arazilerde yapılabileceÄŸi kolayca anlaşılabilir.

Safranın düşük verimi ve yoğun emek istemesi onun dünyanın en pahalı baharatı olmasının başlıca sebepleri arasındadır. Safran Ticareti ve Safrana Yapılan Hileler Safran dünya piyasalarına bugün daha çok İspanya ve Hindistan (Keşmir) tarafından arz edilmektedir. Ayrıca İtalya, Fransa ve Yunanistan da önemli üretici ülkelerdir. Hindistan’ ın Bombay ve İspanya’nın Albecete şehirleri en önemli alış-veriş merkezleridir. Kalitelerine göre Safranlar çeşitli sınıflara ayrılır. Keşmir Safranlarının sınıflandırması şöyledir;

1-Extra (STAHİ)

2-Orta(MOGRA)

3-Düşük(LAÇHA)

Ülkemizde de safrana ait bir standart vardır. Bu standarda göre safranlar ekstra, 1. sınıf ve 2. sınıf olmak üzere üç sınıfa, sınıflarda üç tipe ayrılmaktadır. Gerek dünyada gerekse bizde safrana ait standartlar olmasına rağmen çok pahalı bir drog olduğundan, hile ve tağşişler yapılmaktadır. Tarihlerde de buna dair kayıtlar vardır. Safrana yapılan hilelerden Dioshurides ve Plinius bahsetmektedir. Hatta dünyada safran kadar hiçbir drog a bu kadar çok hile yapılmadığı belirtilmektedir. Bundan dolayı Orta Çağda Almanya ve İsviçre’de safrana hile yapanlar ölümle cezalandırılıyorlardı. Safrana yapılan hileleri şu şekilde sıralayabiliriz;

1-Safran tepecikleri içerisine başka bitki parçaları koymak suretiyle.Tüm haldeki ve toz edilmiş safrana başlıca Carthamus tinctorius ( aspir, yalancı safran ) çiçekleri, Zeamaydis stigmaları, Curcuma longa rizomları, sarı mantarlar veya safranın tepeciği alınmış dişicik boruları katılmaktadır. Aspir çiçekleri ile yapılan hile en yaygın olanıdır. Ülkemizde de baharatçılarda safran diye satılan ürünün büyük bir çoğunluğu yağ emdirilmiş aspir çiçeğidir.

2-Boyanmış organik maddeler, et lifleri, domuz yağı, nişasta, balmumu, elma veya diğer şuruplar ve yağlar. Balmumunun bizde kullanıldığını ve safran ihracatımızı olumsuz yönde etkilediğini yukarıda belirtmiştik.

3-Tebeşir, zımpara, sodyum sülfat, ince kum gibi inorganik maddeler

4-Boyası alınmış ve kimyasal boyalarla tekrar boyanmış safran tepeciklerinin tekrar kullanılması.

Türkiye’nin en kapsamlı girişimcilik platformu İsfikrim.org

  • FriendFeed'de PaylaÅŸ
  • Facebook'ta PaylaÅŸ
  • Twitter'da PaylaÅŸ
  • Yorum yapın

    Girisimicin.com © 2010