|
Son yıllarda başlayan araştırmalar greyfurt çekirdeklerinin ‘doğal antibiyotik özellikler’ taşıdığını göstermiş bulunuyor. Bilindiği gibi ‘antibiyotikler’ ilaç olarak çeşitli biyolojik yöntemler ve sentezleme yoluyla ilaç sanayi tarafından elde ediliyor.
Kırklı yıllarda ‘Penisilin’ adlı antibiyotik maddenin keşfinden sonra ‘bulaşıcı hastalıkların’ önlenmesinde büyük aşamalar kaydedildi. Halen onlarca ‘yeni nesil antibiyotik’ çeşidi sağlık sektöründe hizmetinizde!
Antibiyotik sözcüğü ‘mikrobik yaşama karşı’ anlamını taşıyor ve daha çok ağızdan alınan tedavi edici ilaçlara özgü bir terim. Dışarıdan kullanılan mikrop öldürücüler ise daha çok ‘dezenfektan’ olarak anılıyor ve bunların ağız yoluyla alınmaları sakıncalı.
Çoğu sentetik olan bu maddelere karşı doğal nitelikler taşıyan ‘antibiyotik’ ve ‘dezenfetanların’ bulunması için çalışmalar ise son hızıyla devam ediyor. Bitki dünyasını inceleyen bilim adamları son olarak yaptıkları keşifle ‘greyfurt çekirdeğindeki bir maddenin’ olağanüstü mikrop öldürücü güce sahip olduğunu gördüler.
Yakında yaygınlaşabilir
Çekirdeklerin ‘esktraksiyonu’ (özütleşmesi) yoluyla elde edilen bu madde, ‘antibiyotik özellikler’ taşımasına rağmen insanlarda henüz kullanılmıyor. Bir süre daha kapsamlı araştırmaya ihtiyaç var. Şimdilik ‘greyfurt çekirdek özütü’ bazı merhem ve deri pomatlarının formüle girse de uzun dönemli etkileri konusunda biraz beklenmesi öneriliyor.
Buna karşın kimi ruhsatlı veteriner ilaçlarının formülüne giren bu maddenin ‘genel hijyen amacıyla kullanıması’ giderek yaygınlaşıyor.
Bu süreç başta Amerika olmak üzere çoğu Avrupa ülkesinde hız kazanmış durumda.
Ticarette tanınması ise ‘mutfak ve banyo temizlik maddelerinin’ formülüne girmesiyle olmuş. Ayrıca ruhsatlandırılması kaydıyla ‘renkli kozmetiklerde’, ‘şampuanlarda’ ve hatta ‘diş macunlarında’ da kullanılabiliyor.
Havuz ve kullanma sularının ‘dezenfeksiyonu’ ise en yeni kullanım alanlarından biri.
Özellikle ‘endüstriyel temizlik ürünlerinde’ tüketilen ‘greyfurt çekirdeği özütü’ sentetik maddelerin olumsuz yan etkilerine karşı oldukça popüler olmuş durumda.
Etkili özelliklere sahip
‘On milyonda bir oranında’ bile mikrop öldürücü etkiler gösteren özüt, çekirdeklerin özel bir yöntemle işlenmesi sonucu elde ediliyor.
Halen ‘sentetik dezenfektan’ kullanmak istemeyen bazı ‘hastaneler’, ‘çiftçiler’, ‘kışlalar’, ‘fabrikalar’ bu maddeyi tercih ediyor. Hatta gıda sanayide ‘greyfurt çekirdek özütü’ bazı süt üreticileri tarafından da ruhsatlı olarak çok düşük miktarlarda ‘doğal koruyucu olarak’ tüketiliyor. Ancak henüz çoğu ülkenin ‘kodeks sistemine’ girmediği için belirsiz miktarlarda kullanılması sakıncalı.
Amerika’da tuvalet kağıdı üreticileri de bu maddeye büyük ilgi duyuyor. Halen bazı hijyenik ürünlerde kullanılan özüt ileride epey popüler olacak gibi.
Keza ‘doğal insektisit üreticileri’ de greyfurt çekirdeğinden ürettikleri bazı ürünleri parazit mücadelesinde kullanmayı başarmış durumdalar. Hastanelerde genel temizlik amacıyla kullanılan ‘lizol’ ve ‘benzalkonyum derivelerine’ karşı ‘direnç kazanan’ mikroplar ise ‘greyfurt çekirdeğinden doğal bir antibiyotik serisi’ elde edileceği konusunda ısrarlılar. Halen çoğu sentetik antibiytotiğe karşı ‘rezistans’ geliştiren mikroplar ‘greyfurt çekirdeği özütüne karşı’ oldukça hassas. Olası yan tesirleri konusunda yoğun araştırmalar yapılan özütün yasallaşmasıyla yeni bir dönemin başlayacağı konuşuluyor.
‘E.coli’ ve ‘salmonella’ gibi mikroorganizmalara oldukça etkin olan maddenin özellikleri tam olarak henüz aydınlatılmış değil. Eğer greyfurt özütünden çeşitli antibiyotikler elde edilebileceği kesinleşirse ‘nitelikli greyfurt yetiştiriciliği dönemi’ insanlığın kaderini değiştirebilir.
Bu amaçla çok çekirdekli ‘altıntop’ olarak bilinen ve bizim topraklarımıza uyum sağlamış meyveler ise ekonomimize ciddi katkılar sağlayabilir.
Araştırmakta yarar var
Halen bazı ‘deterjan ve sabun üreticilerinin’ de ilgi duyduğu maddenin bir hayli pahalı olduğunu belirtmekte yarar var. Meyve suyu fabrikaları ve müstahsillerin artık madde olarak değerlendirdikleri greyfut çekirdeklerini nasıl değerlendirmeleri konusunda internet üzerinde bilgi almaları ve fiyat araştırması yapmaları mümkün…
Ayrıca Dr. Buhner tarafından yazılan ‘Herbal Antibiotics’ adlı eseri ‘Amazon’ kanalıyla elde etmekte yarar var.
Yine Dr. John McKenna ‘nın ‘Alternatives to Antibiotics’ eseri de daha değişik bir üslupla kaleme alınmış son derece ilginç bilgiler içeriyor. Bunun dışında konuyla ilgili yazılmış birçok makale ve klinik çalışma var.
Kısacası geleceğin işi gibi görünen bu konuya merak saranların konuyu incelemeleri kendilerine yeni fırsatların kapısını aralayabilir. (Nur Demirok-Para Dergi)