|
Türkiye’nin son yıllarda gösterdiği ekonomik performans dünyaca ünlü franchising markalarının da gözünden kaçmadı. 1985 yılında emlak firması Turyap ile başlayan Türkiye’nin franchising yolculuğu bugün 30 milyar Dolar’lık dev bir sektöre dönüştü.
Franchising’in Türkiye’de sağlam adımlarla ilerlemesi, artan alım gücü, tüketici bilinçlenmesi yabancı markaların iştahını kabarttı. Gıdadan tekstile, kahveden emlaka kadar dünya çapında yüzlerce şubesi olan birçok marka Türkiye’ye yatırıma geliyor.
Avrupa’nın en eski kahvecisi Dalmayrr 50 milyon Euro’luk yatırımla Türkiye pazarına adım atmaya hazırlanırken özel kekler üreten Koreli Delimanjoo da "Türkiye’de ben de varım" diyecek. Almanya’da fast food sektörünün ilklerinden olan Kochlöffel de rotayı Türkiye’ye kıran markalardan. Halen Almanya’da 100 franchise’ı bulunan firmanın özel kızarmış tavuğu meşhur. Fransa’nın sağlıklı yaşam merkezi markası Diet Coach Paris de "Kalıcı zayıflığı öğretmek için" Türkiye’ye geliyor. Ünlü 25 Alman markasının üst düzey yöneticilerinden oluşan bir delegasyon da araştırma yapmak için Türkiye’ye geliyor. Aralık ayında yapılacak olan "Bayim Olur musun Fuarı"na hem katılımcı hem de ziyaretçi olarak katılacak.
Yabancı markaların ilgisi onlara danışmanlık hizmeti veren yatırımcılarının da Türkiye ile planlar yapmasına neden oldu. 15 ülkede 2 bin franchise veren firmayla çalışan Franchise-net de Türkiye pazarına adım attı.
Sektör 60 Milyar Dolar’a Koşuyor
Türkiye’de franchising sektörü hızlı bir büyüme trendi içinde. Sektörde beyaz eşyadan fast food’a, tekstilden elektroniğe kadar pek çok alanda franchising veren 800 firma faaliyet gösteriyor. Bu sayının 200’ünü ise yabancı firmalar oluşturuyor. Franchise&More Danışmanlık’ın yaptığı araştırmaya göre sektörün büyüklüğü 30 milyar Dolar. Tahminler 2010’da sektörün 60 milyar Dolar’lık bir hacme ulaşacağı yönünde. İlk kez 2005’te 100 katılımcı ile düzenlenen ve firmalarla girişimcileri buluşturan Bayim Olur musun Fuarı da bu yıl rekor bir katılımla kapılarını açacak.
2007 yılında fuara katılan firmaların yüzde 15’inin yabancı olduğunu söyleyen Medyafors Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Özhan Erem, "Bu hayli büyük bir oran ve her sene giderek artıyor. Genç nüfusun artması, yeniliklere açıklık, toplumun genelinde ilgi ve merak, ekonomimizin giderek iyileşmesi ve yabancı yatırımcıları teşvike yönelik yasaların ortaya çıkması gibi etkenler, özellikle uluslararası franchise yatırımcıların ilgisini giderek Türkiye’ye yönlendiriyor" diyor.
Alman Firmaları Türkiye ile Yakından İlgili
1996’da Almanya’da faaliyete başlayan Franchise-net bugüne kadar 15 ülkede franchising verenlerle (franchisor) girişimcileri (franchisee) internet ortamında buluşturuyor. Dünya genelinde 2 bin üyeye sahip olan Franchise-net franchise’a olan ilgi arttığı için geçen ay Türkiye’ye gelme kararı aldı. Franchise-net Genel Müdürü Halil Yelek, "Franchising dünyada Amerika hariç diğer bölgelerde niş bir sektör. Kavram olarak çoğu insan ne olduğunu anlamış değil. Almanya’da yaklaşık bin şirket her sektörde franchising veriyor. Türkiye’de de önceliğimiz altyapı ve bilginin oluşması" diyor. Türkiye’de franchising’in önündeki en önemli problemin markalaşma olduğunu söyleyen Yelek, "Türkiye’de franchising yapılıyor ama bir tanesini Avrupa’da görmüyoruz. Hedefimiz Türkiye’deki franchise sektörünün tabanını oturtmak, franchising’i geliştirmek ve Türkiye’deki başarılı sistemleri de dünyaya tanıtmak" diyor. Yelek, "Türkiye’ye açılacağımızı duyan birçok Alman firması bize başvurdu" açıklamasını yapıyor.
İnternette de Franchising Patlaması Yaşanacak
Franchise-net Genel Müdürü Halil Yelek, "4 sene içinde Türkiye’de franchising veren firmaların sayısı dörde katlandı. Türkiye’de çok ciddi bir canlanma var ancak yeterli bilinç hâlâ oturmuş değil. Bu bilincin oturması en etkin iletişim aracı olan interneti öne çıkaracak" diyor. Franchise&More Başkanı Osman Bilge de konu ile ilgili web sitelerindeki artışın sektörün genel hareketliliğini yansıttığını söylüyor. Bilge, "Yurtdışında çok yaygın olan bu tarz sitelerin sayısı önümüzdeki dönemde daha da artacak, çünkü sektör oldukça hareketlendi. İnternet sitelerinin sayısı önümüzdeki dönemde katlanacak" diyor. Firmalar belli bir ücret karşılığında bu sitelere üye olabiliyorlar. Şu anda Franchise&More’un listesinde 350, bayimolurmusun.com’da 200, franchise-net’te ise Türkiye’den 46 üye firma var.
Subway Büyüme Atağına Geçti, Hedef 80 Dükkân
Yeni girecek olan markaların yanı sıra Türkiye’de faaliyette olan firmalar da büyüme atağında. Bu firmalardan biri de Subway. Firma 86 ülkede 30 bin restorana sahip. Türkiye Subway Franchise Satışı ve Geliştirilmesi Sorumlusu (Development Agent) Nilay Çetin, hedeflerinin 2007 sonunda Türkiye’de 10 dükkâna ulaşmak olduğunu söylüyor. Çetin, "Şu anda 6 mağazamız var. 7 yıl içinde İstanbul’da 50, Türkiye’de ise 80 dükkâna ulaşmayı hedefliyoruz. Girişimcilerden çok fazla teklif almaya başladık. Ayda ortalama 600 civarında başvuru geliyor. Subway’da franchise bedeli 10 bin dolar. Subway’in franchisee’leri arasında yer alabilmek için az da olsa yabancı dil bilmek gerekiyor çünkü eğitimler ABD, Fransa, Almanya’da veriliyor" diyor. Türkiye’de franchising sektörüne olan ilginin arttığını söyleyen Çetin, "Franchising en sağlam yatırım, çünkü marka tanınırlığınız var ve riskleriniz çok. Zaten kanıtlanmış bir başarının üzerinden iş yapıyorsunuz" şeklinde konuşuyor. Subway geçen iki senedir hem franchise verme hem de dükkân sayısı açısından McDonalds’ları geçmiş durumda.
Dalmayrr 50 Milyon Euro Yatırım Yapacak
Alman kahve devi Dallmayr Kafe bu alanda son dönemin en iddialı yatırımlarından birini hayata geçirmek için düğmeye bastı. Dallmayr, Türkiye’ye 50 milyon euroluk yatırım yapacak ve franchising ile büyüyecek. Marka, Avrupa’nın en eski kahvecisi olarak tanınıyor. Dalmayrr Kafe Türkiye’de 1999’dan beri distribütörlük yoluyla yer alıyor. Ancak Türkiye’deki potansiyel, ana firmayı Türkiye’ye çekti. Bundan sonraki yatırımlar ana merkez tarafından yapılacak. Türkiye genelinde ağırlıklı olarak otellerde olmak üzere 9 şubesi olan Dallmayr Kafe Türkiye Genel Müdürü Akın Güngör, "Almanya genel merkeze Türkiye’deki büyüme potansiyelini gösterdik. Buraya yatırım kararını almalarında en çok otomat pazarı ve kahve talebinin yükselmesi etkili oldu. AB’de her 100 kişiye bir kahve makinesi düşerken Türkiye’de 5 bin kişiye bir makine düşüyor" diyor. 2008 sonuna kadar toplam 35 noktada olmayı planlayan Dallmayr Kafe’nin isim hakkı bedeli 50 bin Euro, toplam yatırım bedeli ise 150 bin Euro olarak belirlendi.
1998’den beri Kore’de fast food alanında faaliyet gösteren ve "Delimanjoo" keklerinin franchise haklarını bütün dünyada yürüten Delice Türkiye’de franchising verecek. Özel pişirme fırınları olan içi kremalı Delimanjoo keklerinin özel pişirme makineleri bulunuyor. Çin, Hawaii, Atlanta, Kanada, Amerika ve Rusya’dan sonra Türkiye’de franchising verecek olan Delice’nin franchising bedeli ise 50 bin Euro olarak belirlendi. Delice, küçük mekânlar için uygun bir iş modeli olarak öne sürülüyor. Almanya’da fast food sektörünün ilklerinden olan Kochlöffel de Türkiye’ye franchising verecek yabancı firmalardan. Şu anda Almanya’daki franchise sayısı 100 olan şirketin özel Kochlöffel kızarmış tavuğu ve kızartılmış çeşitli tavuk-sosisleri meşhur. Dekorasyon ile beraber toplam yatırım ise 300 bin Euro olan Kochlöffel’in franchising bedeli ise 50 bin Euro. Bir defaya mahsus giriş ücreti ise 15 bin Euro. İşletmelerin çoğu şehirlerin alışveriş merkezleri ile işlek caddelerinde bulunuyor.
Franchise Akademisi Kuruldu
Franchise almak isteyenlerin bundan sonra kendilerini konuyla ilgili daha yetkin kılmak için başvurabilecekleri bir akademileri de var. UFRAD’da (Ulusal Franchising Derneği) sektöre ilgi duyan girişimcileri ve gençleri eğitmek için İstanbul’da Aydın Üniversitesi bünyesinde Franchising Akademisi’ni kurdu. Akademi geçen ay eğitimlerine başladı. UFRAD Derneği Başkan Yardımcısı Osman Bilge başvuruların kendilerini çok tatmin ettiğini ve talebin giderek arttığını söylüyor. Bilge, "İlk eğitimde 12 kişiye ulaştık. Bayramdan sonraki eğitimler dolacak. 20 kişilik sınıflarda hem akşam hem gündüz eğitimler vereceğiz" diyor.
Franchising Sisteminin Babası Singer’in Yaratıcısı
Franchising sistemi ilk olarak 1850’li yıllarda ABD’de uygulanmaya başladı. Singer dikiş makinesi’nin Mucidi Isaac Singer’in karşılaştığı iki önemli problem sistemin temellerinin atılmasına sebep oldu: Dikiş makinelerini yapmak için gerekli sermayeden yoksun olması ve potansiyel müşterilerin makine kullanımı konusunda gerekli eğitim almadan makineleri almaya gönülsüz olmaları... Singer satış haklarını devrettiği bölgesel işadamlarından belirli bir lisans ücreti alarak sermaye sorununu çözdü ve bölgelerdeki satıcıların müşterileri eğitmesinin de sorumluluğunu üstlenmesini sağladı. Singer’in dağıtım ağı böylece franchising sektörünün temellerinin atılmasını sağladı. Bugünkü anlamıyla iş formatı olan franchising ise İkinci Dünya Savaşı sonrasına ekonomi lügatine girdi. Milyonlarca kadın ve erkeğin savaştan dönmesiyle patlayan nüfus her türlü servis ve ürüne ihtiyacı artırdı. Franchising de özellikle fast food, otel, emlak gibi alanlarda hızlı büyümeye cevap veren destekleyen bir iş modeli olduğu için tercih edildi. 1990’lı yılların başında franchising’e katılmış bulunan işletme sayısı dünya çapında 540 bin civarındayken bugün 2 milyona yaklaştığı tahmin ediliyor.
Türkiye’de Uygulama 1985 Yılında Başladı
ü Türkiye’de ilk yerli franchising uygulaması 1985 yılında Turyap ile başladı.
ü Türkiye’de ilk yabancı franchising uygulaması ise McDonald’s ile 1986 yılında başladı.
ü Franchising sisteminin sağlıklı bir şekilde yerleşmesi için 1991’de Ulusal Franchising Derneği kuruldu.
ü 1991’de franchise veren bir yerli, dört tane de yabancı marka bulunurken bu sayı 2007’de 800’e ulaştı
ü
Ünlüler de Franchise’ı Tercih Ediyor
Bugüne kadar Türkiye çapında 338 işletmeye franchise verdiklerini belirten Turyap Yönetim Kurulu Üyesi Başak Soner, "Franchising, müşterilerde güven duygusu oluşturuyor. İnsanlar markalı emlak şirketlerinden yapacakları kiralama ve satın alma işlemlerinde herhangi bir usulsüz uygulama ile karşılaşmayacaklarını biliyorlar. Ülkemizde gayrimenkul alım-satımının ön plana çıkmasıyla bu işi yapanlar markalı olma yarışı içine girdiler. ‘Bir hizmeti en iyi marka sattırır’ düşüncesi de emlak sektörüne bu anlayışı kazandırdı" diyor. Soner, sektöre olan ilginin artmasının "emlakçı" profilini de değiştirdiğini söylüyor. Soner, "Nitekim, artık meslek olarak emlakçılığı seçen kişilerde eğitim (yüksekokul mezunu olma) şartı aranıyor. Eğitim düzeyi arttıkça, piyasadaki alım- satım işlemlerinin kalitesinin yükseleceği öngörülüyor. Ünlüler de sektöre girmek istediklerinde zincir emlak şirketlerini tercih ediyorlar" diyor. Turyap’tan franchise almanın bedeli 6 bin ila 15 bin dolar arasında değişiyor.
Kaynak: Referans Gazetesi